Selçuk’taki çiftliğinde hobi olarak zeytinyağı fabrikası kuran Atılay İleri, İsviçre’deki natürel sızma zeytinyağı yarışmasında ikinciliği elde etti.
Selçuk’taki çiftliğinde hobi olarak zeytinyağı fabrikası kuran Atılay İleri, İsviçre’deki natürel sızma zeytinyağı yarışmasında ikinciliği elde etti.
İsviçre’de uzun yıllar avukatlık yaptıktan sonra Türkiye’ye dönen, Selçuk’taki çiftliğinde zeytinyağı fabrikası kuran Atılay İleri, büyük bir başarıya imza attı. İleri, İsviçre’de her yıl düzenlenen natürel sızma zeytinyağı yarışmasında geçen yıllarda kazandığı üçüncülüklerin ardından, bu yılda ikinciliği elde etti. Çalışmalarının ilk meyvesini 2005’te aldıklarını, İsviçre’deki yarışmada üçüncülük elde ettiklerini ifade eden İleri, “Pek çok yerde yarışma düzenleniyor, ancak çoğu İspanya, Yunanistan gibi üretici ülkelerde olduğu için, İsviçre’deki yarışma tarafsızlık anlamında oldukça saygın kabul ediliyor. 2007 ve 2008’de elde ettiğimiz üçüncülüklerin ardından, bu yıl gümüş madalyaya ulaştık. Altına çok yaklaştık” dedi.
Selçuk ilçesi Ab-u Hayat Doğal Gıda Ltd.Şti. sahiplerinden Atılay İleri, dünya çapında son derece beğenilen ve satış rekorları kıran Zeytinyağının Türkiye’de ihraç edilmemesinden büyük üzüntü duyduğunu belirtiyor. Selçuk ilçesi Abu Hayat Mevkiinde toplam 70 hektar arazide tamamen organik Zeytin üretildiğini ve iki yılda bir 100 ton zeytin toplanıldığını ifade eden Atılay İleri, Dünyada en kaliteli zeytinyağı üreticisinin üç ülke arasından birinin kendisinin olmasından dolayı gurur duyduğunu belirtti. Atılay İleri; “Dünyada en kaliteli zeytin yağı üreticisi İtalya, İsviçre ve Türkiye olarak belirlendi ve Türkiye’de sadece bu kaliteyi bizim tesislerimiz verdi. Bu da beni son derece memnun ediyor” dedi.
Kaliteli zeytinyağı üretmek için zeytinler erken toplanılmalı ve elle seçilmeli
İki yılda bir yaklaşık 100 ton zeytin üretildiğini, kesinlikle dışarıdan zeytin almadıklarını, aynı zamanda zeytin ağaçlarına hiçbir ilaç kullanmadıklarını, bu nedenle tamamen doğa ve organik ağaçlar yetiştirdiklerinin altını çizen İşletme sahibi Atılay İleri; “Ürünümüzü Ekim ayı sonu ve Kasım ayı sonu itibariyle toplayarak sıkımlarımızı yapıyoruz. Yani biz ürünümüzü diğer üreticilerden yaklaşık bir buçuk ay önceden toplayarak sıkımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bizim tesisimizde zeytin yeşilken toplanılıyor ve toplama sırasında kesinlikle sırık çubuk kullanılmıyor. El ve tarak yardımıyla hasadımızı topladıktan sonra rengi siyah olanı ve çürüğü çalışanlarımızla teker teker elle ayıklanıyor. Çürüğü ayıklanan zeytinler ise sabunluk yağa gönderiliyor.” dedi.
Zeytin Ağaçtan indikten en geç 6 saat sonra yağ olarak şişeleniyor
Toplanıp ayıklanan zeytinin hiç vakit kaybetmeden makinelere gidildiğini ifade eden İleri; “Bizim tesissimizde uluslar arası kurallara göre zeytin ağaçtan indikten en geç 6 saat sonra zeytinyağı olarak şişeye ağzı kapalı bir şekilde girer. Aslında bizde bu işlem dört saattir, ama biz bu işlemi en erken 4 saatte, en geç 6 saatte tamamlıyoruz” dedi.
Zeytinyağının kalitesini bozan 4 tane unsur var
Zeytinyağının kalitesinin çok önemli olduğunu ve özellikle yurtdışında buna çok önem verdiklerini hatırlatan İleri; “Zeytinyağının kalitesini olumsuz etkileyen 4 tane unsur vardır. Bunlardan birincisi oksijen, ikincisi ışık, üçüncüsü sıcaklık ve dördüncüsü de sudur. Bizim tesisimizde zeytinyağı yapılırken bunlar kesinlikle olmaz. Çünkü İtalya ve İsviçre’den alınan makinelerle çalışıyoruz ve bizim makinemiz posayı, yağı ve suyu ayırmaktadır. Bizdeki sistemde kesinlikle su ile çalışılmaz, bu da yağın üstün kalitesini belirlemektedir. Önce İtalya’n filtresi, sonra da İsviçre’nin yaptırdığı özel filtreden geçen yağlarda kesinlikle tortu bulunmamaktadır. Zeytinyağı 28 dereceden fazla ısıtılırsa içindeki bütün monokül yapısı değişir ve tadı bozulur. Zeytinyağına asıl rengi veren Phenol ve Zlavanoid’dir. Ancak su kullanıldığında bunların değerleri düşerek rengini bozar” dedi.
Dünyada bu sistemle çalışan üç kişiden birisi benim
Uluslararası Zeytinyağı (senzonik) deneme panel üyesi olduğunu, 64 yaşında bu üyelikten istifa ettiğini belirten İşletme sahibi Atılay İleri, koku analizi için yaklaşık 5 yıl eğitim aldığını, daha sonra sınavla deneme üyeliğine seçildiğini, uzun yıllar panel üyesi olarak görev yaptıktan sonra istifa ettiğini belirtti. Dünyada bu sistemle çalışan üç kişiden biri olduğunu hatırlatan İleri; “Dünyada bu sistemle çalışıp kaliteli zeytinyağı üreten üş isism var. İtalya, İsviçre ve Türkiye. Türkiye’den ise tek isim bizim tesislerimiz” dedi.
Bu işi daha önde hiç bilmiyordum. 1998 yılında Türkiye’de en iyi yağı üretebilmek için karar verdim
1989 yılında Selçuk ilçesine gelen Atılay İleri burada bir iş kurmayı düşündüğünü, henüz ne iş kuracağına karar veremediğini belirterek, henüz ne iş yapacağına karar veremese de fabrikanın bulunduğu araziyi almaya karar verdiğini ifade etti. Almış olduğu araziyi son derece önemli harcamalar yaparak güzelleştirip, kullanılır hale getiren İleri, 1998 yılında en iyi zeytinyağını üretebilmek için karar aldığını kaydetti. Bu karardan sonra İtalya, İsviçre ve İspanya’ya giderek araştırmalar yaptığını hatırlatan İkleri; “İsviçre’nin Gıda Yüksek Okuluna kurs almak için kaydımı yaptırdım. Bu kurs dört yıl sürdü ve sonra zeytinyağının ne kadar hassas olduğunu öğrendim. Daha sonra bana burada kontüni sistemi önerdiler. Ancak bu sistem su ile çalışıyordu ve ben sulu sistemi istemedim” dedi.
Kalite anlayışı olmadığı için yüzde 1 Türkiye’de satılıyor
Türkiye’de çeşitli organik ürünler fuarlarına katıldığını, katıldığı bazı fuarlarda Türkiye’deki kalitenin artmasını ve böyle bir panelin kurulmasının son derece önemli olduğunu anlattığını ifade eden Atılay İleri, Türkiye’deki tüm üreticilerin çok iyi eğitilmesi gerektiğinin altını çizdi. Fabrikasında iki yılda bir üretmiş olduğu yaklaşık 15-20 litre zeytinyağının yüzde 99’unu İsviçre’ye, yüzde 1’inin de Türkiye’de satış gördüğünü hatırlatan İleri, Türkiye’de bu konuda kalite anlayışı olmadığı için bu durumdan son derece üzüntü duyduğunu ifade etti.
Sırrı, doğaya saygı
İsviçre’de 45 yıl yaşadıktan sonra geldiği Türkiye’de çiftçilikle, toprakla uğraşmak istediğini, çocukluğunun köyde geçtiğini anlatan Atılay İleri, başarısının sırrının ise “doğaya saygı ve titizlik” olduğunu belirtiyor. İleri, ''İyi üretim bir süreçtir, her aşamasının hatasız tamamlanması gerekir, biz dünyanın en kaliteli üç ürününün içinde yer alıyoruz ve bunu da titizliğimize, bilgimize borçluyuz'' diye konuştu. Atılay İleri, kaliteden ödün vermemek için üretim miktarını çok artırmadıklarını, ancak aşamalı olarak üretimi çoğaltacaklarını belirterek, iç pazara verdikleri ürün miktarını da artıracaklarını kaydetti.
Pahalı Bir Hobi
Hobi olarak başladığı zeytinyağı üretiminin, kendisini başlangıçta beklemediği çok farklı bir noktaya getirdiğini söyleyen İleri, masrafın çok olması nedeniyle hala üretimden kar edemediğini de kaydetti. İleri, ''Yaptığım pahalı bir hobi. Golftan ve yatla gezmekten daha pahalı bir hobi ama çok daha tatmin edici olduğu da kesin'' diye konuştu.